TSK Disiplin Kanunu ve Yorumu 2 Cilt Celal Işıklar

“Federasyon teşkili ve profesyonel dalların tespiti” başlıklı 18. Maddede ise, bir veya daha fazla spor dalının, teknik ve idari bakımdan birer federasyona bağlanacağı hüküm altına alınmıştır. Maddesinde ifade edilen “yetkili makam” olup olmadığının belirlenmesi açısından, konunun tüm boyutlarıyla farklı başlıklar altında incelenmesi gerekmektedir. ( 6 ) Bu suçun işlenmesi amacıyla veya sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin gerçekleşmesi durumunda, ayrıca kasten yaralama suçuna dair hükümler uygulanır’ şeklinde düzenlenmiştir. Kanun hükmünü ve yetkili merci emrini yerine getirme, Meşru Savunma ve Zorunluluk Hali, İlgilinin Rızası, Hakkın Kullanılması (İhbar-Şikayet-Basın Haber Verme Hakkı-İddia ve Savunma Dokunulmazlığı) gibi haller ise TCK Md 267 de tanımlanan suç açısından hukuka uygunluk nedenleri olarak belirtilmiştir. 15-)Savunma yapmak, iftira atmak demek değildir. Borç verdiği parayı ödememek için, suçu konu senedin zorla imzalatıldığını söylenmesi halinde diğer şartları varsa iftira suçu oluşur. 8-)İftira suçunda, ihbar, şikâyet, basının  haber verme hakkı ile savunma hakkı yönünden hukuka uygun sebebi teşkil edebilir.

  • Hava limanı, istasyon veiskelelere karakollar kurulabilir.
  • Komünyon (ekmek-şarap) âyini yılda bir defa, yahudilerin Pesah (hamursuz) bayramı arefesinde (yahudi takvimine göre 14 Nisan) yapılır; ritüele yalnızca kutsanmış sınıfa ait üyeler katılır.
  • Kanunlarda suç olarak tanımlanmayan hukuka aykırı fiiller açısından adli soruşturma ve kovuşturma başlatılması mümkün değildir.

Başvurulabilecek devlet organları da, yasama, yürütme ve yargıdır. Dilekçe hakkının yargısal alanda başlıca ortaya çıkış biçimi ise, ihbar ve şikâyet hakkının kullanılmasıdır. 12-)İftira suçu, şikayet hakkıyla birlikte irtikap edilebilir. Maddesinde; bu kurulun, kulüpler, atletizm faaliyetinde bulunan kuruluşlar, sporcular, hakem, antrenör, menajer, yönetici ve görevli diğer kişilerle ilgili olay ve fiillere ilişkin ceza işlerine bakacağı, ceza suçunu teşkil eden fiil ve cezalara ilişkin hususların da talimatla düzenleneceği; 18. Özgü suç olarak düzenlenmediği için herkes tarafından işlenebilen iftira suçunda, hukuka aykırı fiil isnadının belli bir kişiye yönelik olması gerekir.

İftira suçunun özel bir halini düzenleyen 268.maddesindeki başkasına ait  kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun oluşabilmesi için de kişinin, işlediği  suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek  amacıyla, başkasına ait kimliği veya kimlik bilgilerini kullanması koşulu aranmaktadır. Başka bir anlatımla, bu maddede öngörülen suçta fail sadece kimliği hakkında yalan  beyanda bulunmamakta, aynı zamanda başkasının kimliğini ya da kimlik bilgilerini  kullanarak kendisini suçsuz ve bir başkasını da işlemediği bir suçun faili olarak göstermek  suretiyle iftirada bulunmaktadır. Bu açıdan değerlendirildiğinde, failin kullandığı  başkasına ait kimlik bilgilerinin gerçek bir kişiye ait olması gerekmektedir. Bireylere, idare tarafından idare hukuku alanındaki düzene aykırı davranışları nedeniyle verilen idarî yaptırımları diğer yaptırımlardan ayıran en belirgin özellik, idari yaptırımların idarî makamlar tarafından uygulanmasıdır. ‘İftira suçunun konusunu hukuka aykırı fiil oluşturabilir. Disiplin yaptırımını veya başka bir idari yaptırımı gerekli kılan fiiller de bu suçun konusunu oluşturabilir.’ demiştir. Yani TCK’ya göre, disiplin cezaları gerektiren fiillerin ihbar ve şikayet edilmesi durumunda da iftira suçu oluşacaktır. İdari yaptırım içine disiplin cezasının girdiği madde gerekçesinde de belirtilmiştir. Bu durumda eski TCK’nın aksine, sadece disiplin cezası gerektiren bir fiilin isnat edilmesi durumunda da iftira suçu oluşacaktır. Bu durumda iftira suçunun oluşabilmesinin temel kuralı ‘idari yaptırım uygulayacak (disiplin soruşturması yapacak ya da ceza verecek) makamın kamu gücünü kullanan, bireylerin idare tarafından idare hukuku alanındaki düzene aykırı davranışlarına yaptırım uygulayacak, daha öz bir tarifle devletin çeşitli kurum ve kuruluşları olması gerekmektedir. Bu durumda özel hukuk hükümlerine tabi kurum ya da kuruluşlar bu kapsama giremeyecektir. Çünkü söz konusu soruşturma ve cezalar kamu düzenini, kamu güvenliğini ve kamu sağlığını sağlamak için değil kendi bünyesi ve bünyesindeki bireylerle sınırlı olarak kamu gücü etkisi doğurmayan işlemlerdir\. Gerçek zamanlı bahis oranlarıyla canlı bahis yapın, anlık kazançlar elde edin. paribahis\.

Günümüzde Yehova Şahitleri’nin Türkiye’nin otuz il veya ilçesinde otuz iki cemaati mevcuttur. Grubun 1990 yılından bu yana yayımlanan yıllık faaliyet raporlarında cemaatlerin sayılarının devamlı arttığı belirtilmektedir. Nisan 1990’da çıkan 1989 hizmet yılı faaliyet raporunda on bir cemaatin bulunduğu, üye sayısının 860 olduğu, yıl boyunca kırk beş kişinin vaftiz edildiği yazılmakta, Kutsal Kitap çalışmasına devam edenlerin sayısının 621, yıllık anma yemeğine katılanların sayısının ise 1603 olduğu kaydedilmektedir. 2004 hizmet yılı faaliyet raporunda ise otuz iki cemaatten oluşan grup üyelerinin toplam sayısının 1740’a çıktığı, 2004 yılı boyunca vaftiz edilenlerin sayısının yetmiş dokuz, Kutsal Kitap incelemesine katılanların sayısının 934 ve yıllık anma yemeğine katılanların sayısının 3298’e ulaştığı belirtilmektedir. Bu sayısal göstergeler, Yehova Şahitleri’nin son on beş yılda Türkiye’deki üye ve sempatizanlarını ikiye katladığını göstermektedir. 1-)Haricen satılan araçı geri almak veya tescilini sağlamak amacıyla, itimadı suistimal suçundan dolayı şikayette bulunmak, iftira suçunu oluşturur. Madde ile getirilen yeni değişikliğe ilişkin gerekçesinde de belirtildiği üzere 158. Fıkrasına eklenen son cümledeki  adli para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz hükmünün uygulanabilmesi için öncelikle suçtan elde edilen haksız menfaat miktarının belli olması gerekmektedir. Maddesine göre, vatandaşların ve karşılıklılık bulunması koşuluyla Türkiye’de oturan yabancıların, kendileriyle veya kamu ile ilgili hususlarda dilek ve şikayet hakları bulunmaktadır. Bu kurumun bireylere tanıdığı hak, onların idare ve diğer bireylerle ilişkilerinde gerek “çıkarlarını koruması” gerek “özgürlüklerini kısıntısız” kullanabilmesi bakımından, devlet organlarına başvurmasını gerekli kılar. Dilekçe hakkının yargısal alanda başlıca ortaya çıkış biçimi ise, ihbar ve şikayet hakkının kullanılmasıdır.

Yenisey Feridun, ‘SuçlularınGeriverilmesi ve Ceza İşlerinde Adli Yardımlaşma hakkında Avusturya KanunununTercümesi’, Adalet Dergisi Yıl, l972, Temmuz-Ağustos  l98l, sy.4, sh. Uçar Nurten, “4108 sayılı kanun ile 3065 sayılı Katma Değer VergisiKanununda Yapılan Değişiklikler”, Vergi Sorunları Dergisi, 1995, s. Nomer Ergin, Türkvatandaşlığı kanunundaki Değişiklikler Milletlerarası Hukuk ve MilletlerarasıÖzel Hukuk (MHB) Bülteni 1981, s. Nazlıoğlu Gültekin, HUMK’da 3156 sayılı Kanunla Yapılan Değişiklik’eDelillerin Bildirilmesi ve Toplanması, ABD 1987, s. Kutal Metin, 1475 sayılı İş Kanunu’nda Yapılan Son Değişiklikler İkt. Eser Albin (çev. YeniseyF.),’ Son Yüzyıl içinde Almanya’daki Ceza Düzenlemeleri, Geçmişe bir Bakış veGelecekteki Eğilimler’, Yargıtay Dergisi, özel sayı, cilt. Büyükışık A. Pınar, “4108 sayılı kanunla Ana Vergi kanunları veAATUHK’da Yapılan Değişiklikler” Vergi Dünyası, 1935, s.167, s. Almanya’da benzer durumdaolan Federal Başsavcı devlet güvenliğini ilgilendiren suçlarla terör suçlarınıkoğuşturmak yetkisine de sahiptir (Roxin 1991, 45). Böylece bu suçların merkezîbir yerden koğuşturulması sağlanmıştır. Ekonomik suçlarda da bir merkezdenkoğuşturma faydalı olacaktır; bu gibi suçlarda konunun uzmanı olmayan savcılarbaşarılı olmazlar.. (60)   Yasallık sistemi “Kamu DavasınınMecburiliği Sistemi” olarak da anılır. Bu sistemde yeterli şüphe sebeplerimevcut ise, Savcı kamu davasını açmaya mecburdur.